Categorized | Trekking Yazıları, Yazılar

ALARANIN GÖZLERİ – 2

ALARANIN GÖZLERİ – 2

28 haziran

ALARA’NIN GÖZÜ’NDEN SU İÇMEK

Güneşin altın ışıkları ve Alara’nın turkuaz mavisine gözlerimizi açtığımızda Mustafa İlhan ateşi yakmış çaylarımızı hazır etmişti. Sıkı bir kahvaltı yaptıktan sonra çadırlarımızı toplayıp aracımıza koyduk. Biraz aşağı yürüyüp ilk hedefimiz olan ve gezimize adını veren Alara’nın Gözlerine bakmaya gidecektik. Aslında şelalenin düştüğü yerden uzaklaşıp şelalenin sıfır noktasına çıkacaktık. Benim hayal ettiğim durumlardan biri de şelalenin altında yüzmekti. Ama bunun mümkün olmayacağını şelaleye yaklaşınca anladım. Debisi o kadar yüksekti ki hem suyun sert akışından dolayı hem de suyun soğukluğundan dolayı bu mümkün olmadı. Bir de su sürükleyerek bizi alıp götürebilirdi.Toparlandıktan sonra nehir boyu yarım saat kadar yürüyerek nehrin karşısına geçip yamaçtan yanlamasına Alara’nın Gözüğne çıktık. Biraz riskli bir yan geçiş olsa da hep birlikte birbirimize yardım ederek ulaştık. Bir kayanın altında mağara ve önünde bir gölet var. Buraya yeşil göl diyorlar. Göl sanki olduğu gibi blok halinde aşağı uçuyor ve Uçan Şelale ya da Cündere Şelalasi’ni oluşturuyor.

Yeşille turkuaz renginin karışımındaki su öylesine leziz ki elimdeki yarım litre termosu 5 kez doldurarak içtim yine de doyamadım. Hiç bir şişkinlik yapmıyor, buz gibi.Bol bol resim aldıktan sonra geldiğimiz yoldan geri dönerek bir de şelaleyi yandan görüp köprü başına indik. Nehrin üzerine uzanmış verandada çay içtik. Artık gezimizin 2. gün etkinliğine geçebilirdik. Bir süre araçla gittikten sonra nehir boyundan yürüyerek Bayır Şelalesine inecektik.

Yolda giderken Ali Çetin’in bir sürprizi ile karşılaştık. Aracı durdurdu. İndik ve yanımızda yol kenarında üç tane kırmızı dut. Hemen daldık dutlara.Abartısız söylüyorum hayatımda yediğim en lezzetli kara dutu yiyorduk. Ellerimizin giysilerimizin akan dut suyundan kıp kırmızı olmasına aldırmadan yiyorduk. Mehmet kelebek ve Ahmet Yılmaz daha da ileri giderek ağacın başına tırmandılar ve avuç avuç yediler. Doyacak kadar yedikten sonra aracı gönderip nehir kıyısına indik. Kimi zaman nehire ayaklarımızı dokundurarak yürüyoruz ama içine girmeye cesaret edemedik. Ali Çetin kamp yerinde suya gireceğiz diyordu. 2 saat kadar yürüdükten sonra şeşalemize ulaştık. Alara şelalesi gibi olmasa da altında yıkanmamıza izin verecek kadar narin ama oldukça serin sulu bir şelale: Bayır Şelalesi.

Tam karşısına çadırlarımızı kurduk. 2. kampımız da bir şelale karşısı oldu. Çadırlarımızı kurduktan sonra hep hayal ettiğimiz Alara Nehrinde yıkanma isteğimizi gerçekleştirmek için uygun bir yer bulduk. Fakat öyle algın akıyor ki girmeye cesaret ister. İp atmaya karar verdik. İpi nehrin bu yakasına bir ağaca bağladım. Karşıda bir ağaca bağlamak için bir kahraman gerekiyordu. O kahramanı da bulduk. Suyu sevmeyen aslında yüzmeyi de pek iyi bilmeyen Yavuz Koçan ipi ele geçirerek karşıya geçmeyi başardı. İpi tam su yüzeyine paralel olarak gerdik. Yukardan suya atlayan arkadaşımız doğal olarak su tarafından sürüklenerek geliyor ipten tutunarak ayağa kalkıp kenara çıkıyordu. Eğlenceli bir oyun gibiydi. İp bir güvenlik şeridiydi. İpi kaçıranın işini düşünemiyorum doğal olarak. 70 km aşağıda Akdenizden toplayabilirdik. Yukarıda bir kayadan atlamaya başladık. Sürüklenen arkadaşımız ipten tutunarak aşağı geçmeden dışarı çıkıyordu. Bir ara Nilgün Gün arkadaşımızın suyun akıntısında geldiğini gördüm. İpten tuttu ama su o kadar güçlü ki insanın elini ipten çekip alabilir. Açıkçası biraz erkek gücü gerekiyor. Narin bayan arkadaşlar suyun gücüne direnemeyebilirdi. Nitekim Nilgün’ün gözlerinin endişe ile iri iri açıldığını gördüm. Elleri ipte geriliydi. Birden durumun vahametini kavradım. Allahtan ona çok uzak değildim.Birden süratla yaklaşarak Nilgün’ün kolundan yapıştım. Çünkü Nilgün suyun gücüyle gövdesi suya paralel olarak duruyor ve su elini ipten koparmaya çalışıyordu. Hemen kolundan yakalayarak ayağa kalkmasını sağladım ve dışarı çıkardık. Bu ciddi bir tehlike idi ama çok şükür ki olumsuz bir durum olmadan işi tatlıya bağlamıştık. Hep birlikte nehirden çıktık ve nehir biraz gözümüzde itici hale geldi. Çünkü bizim kafamızda kurduğumuz program bir kanyonda yürür gibi nehrin içinden saatlerce yürümek büğetlerde yüzmek karşıya geçmek filan idi. Oysa bırak yüzmeyi karşıya geçmek bile mümkün değildi. Biz biraz da istanbul civarında Serindenre, Kanlıçay Sansarak kanyonları gibi düşünmüştük.

Yanımızda akıp giden görselliği temizliği çoşkun akışı ve inanılmaz turkuaz rengi ile içine giremediğimiz dokunamadığımız bir doğa harikası Alara düşündüğümüz Alara değildi. Güzellik yanımızda ama ona dokunamıyorduk. Nehir maceramızı burada kesip Geyikdağı çıkışımızı erkene almaya karar verdik. Nasılsa Alara Kalesi ve Alara Hana gezinin sonuna doğru inecektik. Orada daha durgunlaşacağı için nehire girer bol bol yüzerdik. Belki Geyikdağı çok iyi geçer de programın ağırlığını oraya kaydırabilirdik. Onun için yarın sabah aşağıya yeniden yürümekten vazgeçerek direk Geyikdağı’na gitmeye karar verdik.

Nehir dönüşü akşam için odun toplayarak ateşimizi yaktık. Bir taraftan da Yavuz, Ahmet Yılmaz ve Mehmet balık hazırlığına başlamışlardı. Bu gün ikişer tane alabalık aldım.Gariban millet doya doya yesin dedim. Alara suyunun alabalığı oldukça lezzetli. Hanımlar da şelalenin altında bol su ile herşeyi tertemiz yıkayarak salataları yaptılar. Hava düne göre daha ılıman. Akşam yemeğimizi de bir güzel yedikten sonra gelsin çaylar, közde soğan ve közde patatesler faslı türkü faslına eşlik etti. Bu gün düne göre biraz daha erken yattık. Gerçi Yavuz ve ben yine gecenin yıldız topluluklarıyla ufak muhabbetlerimiz oldu ama 01 gibi biz de yatağa girdik.

Leave a Reply

Advert

Günü birlik veya kamplı, elinde fotoğraf makinesi, sırtında çantası olmanın verdiği hazla dolaşmaya MERHABA.

-
Her yer görülmeye değer anlayışı ve sevdasıyla yürümenin, tanımanın ve anlamanın tadına varabilmek amacıyla farklılıklar yaşıyoruz birlikte.

Yalnızca ülkemiz değil, gidilebilen her coğrafya içindir sözümüz.

Takvim

Aralık 2009
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eki   Oca »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031