Categorized | Trekking Yazıları, Yazılar

ALARANIN GÖZLERİ – 6

ALARANIN GÖZLERİ – 6

2 Temmuz

ALARA’YA DÖNÜŞ

Sabah güneşi çadırımıza yaklaşırken başımızı Göksu’nun serin sularından kaldırıp yeni güne merhaba dedik. Yaşam ne kadar da güzel. Hemen yanıbaşımızda kayayı delip gelen Göksunun soğuk ve temiz suları, altımızda doğal bir minder gibi yemyeşil çayırlık, üstümüzde masmavi berrak bir gökyüzü ve saprarı bir güneşin pamuk gibi yumuşacık sıcaklığı. Midemiz sabah kahvaltısına hazır . Çayırlığa kurulmuş portatif masada akşamdan kalmış ve gece serinliğinde taş gib olmuş koyun yoğurdu sabah kahvaltısında nasıl olur demeyin. Bu atmosferde aslanlar gibi oluyor. Bir yörük çocuğu olarak bu tadı çok özlemişim. Sadece yoğurttan oluşan bir kahvaltı yaptım.

Yine yollar bizi bekliyordu.

Artık Alara’nın denize döküldüğü yere kadar gidecektik.

Eski kamp yerimize yaklaştığımızda buz gibi akan bir dağ çeşmesinin başında mola verdik.  Yemyeşil çayırlıkta son kez toplu bir resim alalım dedik. Burada Geyik dağı açı olarak en güzel yerinde duruyor. Resimden sonra toplandığımız çeşme başında dünden kalan yayık ayranımızı açtık. Nasıl bir ayran bu kadar farklı ve bu kadar lezzzetli olabiliyor. Bol kepçe birer bardak ayran içerek Geyik Dağı maceramızı tatlı bir lezzetle noktaladık. Yol boyunca küçücük göllerin yanına kurulmuş sevimli yaylalardan geçtik. Guruca geçidinde gelirken çay içip dalından kiraz yediğimiz yeyerde yeniden mola verdik. Çaylarımız kahvelerimizi içtik. Tam burada Osmanlıdan kalma bir han var. Oldukça ilginç ve büyük ağaçlarla desteklenmiş bir deve sığınağı. Malum zamanında burası kışın birkaç metre karın olduğu bir geçit.

Sonra yol boyunun en güzel dinlenme mekanlarından Kızılolukta asırlık çınarların altında karpuz peynir ekmekle öğle yemeğimizi yeyip Barçın Akdağın muhteşem manzarası eşliğinde saçlarımızdan akan son yayla rüzgarlarının serinliğini hissederek yaylalara veda ettik. Bir mola da Gündoğmuş kasabasında vererk ve orada sevdiklerimizi telefonla arayarak yaşadığımız masalsı günleri anlattık.

Gündoğmuştan sonra bir saat kadar sonra Alara Kalesi altında turkuaz renkli Alara nehri kıyısında kamp attık. Burası artık Akdeniz sıcaklığını taşısa da nehrin kıyısındaki küçük kumsaldan nehre girecek ve 2 gün boyunca serin sularda yıkanacaktık. Alaranın yukarısında doya doya yapamadığımzı işi buarada yapacak acısını çıkaracaktık.

Haldun Aras ve Nilgün buradan ayrılmak istedi. Hem Nilgünün anne babası Serikte yazlıkta idi onları görecekti hem de muhteşem yayladan sonra burası cazip gelmemişti. Gerçi başka bir güzellikti burası da.

Kampımızı kurduktan sonra doğal havuz biçimindeki nehrin bu bölümüne daldık. Hala debisi yüksek bir süre sürüklensek de karşıya rahatça geçebiliyorduk. Gülseren hanım da yarın yeniden buluşmak üzere bize veda edip Antalyaya evine döndü.

Asuman hanım akşam için parmaklarımızı yiyeceğimiz lezzette bir taze fasulye pişirerek bu akşamımızı da güzelleştirdi. Ne de olsa Gaziantepli. Antep ve Hatay mutfağının tüm inceliklerini biliyor.

Sonra kamp ateşimizin yanında közleme menüsü ile bu günü de belleğimize bir güzellik olarak kazıdık.

Leave a Reply

Advert

Günü birlik veya kamplı, elinde fotoğraf makinesi, sırtında çantası olmanın verdiği hazla dolaşmaya MERHABA.

-
Her yer görülmeye değer anlayışı ve sevdasıyla yürümenin, tanımanın ve anlamanın tadına varabilmek amacıyla farklılıklar yaşıyoruz birlikte.

Yalnızca ülkemiz değil, gidilebilen her coğrafya içindir sözümüz.

Takvim

Aralık 2009
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eki   Oca »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031