Categorized | Yazılar

DÜNYAMIZ KİRLENMEYE DEVAM EDİYOR

DÜNYAMIZ KİRLENMEYE DEVAM EDİYOR.

İklim değişikliğine karşı, ülkelere sera gazı salınımlarını düzenleme yükümlülüğü getiren Kyoto protokolü,TBMM’de 5 şubatta ,3 ret,6 çekimser oya karşın 243 oyla kabul edildi.

Böylece protokolü onaylayan ülke sayısı 181oldu. Sera gazı salınımı en yüksek ülkelerden ABD Kyoto protokolünü imzalamış olmasına karşın,protokolü onaylamıyor.Çin ise hala imzalamış değil.

Kyoto protokolü ,temelde sanayileşmiş ülkelerin,2012’ye kadar,1990 daki sera gazı salınım oranlarının,yüzde beş altına inmesini öngörüyor. Buna karşın,sanayileşmiş ülkeler ağırdan alıyor. Dünya değişiyor.Coğrafyalar tahrip oluyor,kirleniyor.Doğada var olan canlı türleri bir bir tükenerek ,yok oluyor. Değişimin önünde durmanın olanağı yok.Ancak bilimsel veriler ışığında ve alt kültürel birikimimizin elverdiği ölçüde gelişimin tarifini yapabiliriz.

Gelişip değişen her şey gibi,dünyamızda yaşlanıyor.Yaşlanan dünyanın,doğuşu oldugu gibi ölümüde olacaktır.Bu doğanın,olmazsa olmaz yasasının bir gereğidir. Bilim böyle yol gösteriyor diye her şeye boş vermemiz gerekmiyor.Değişimi olumlu anlamda götürmek ,iradi olarak yönlendirmek insan soyunun elindedir. Ama öyle olmuyor. Olmuyor çünkü,insan soyunun gelişimi,tarihen önce doğa ile mücadele,sonra kendisi ile sınıflar mücadelesi olarak tarihini oluşturmaktadır

.Her iki mücadelede de esas olarak doğa zarar görmekte,yaşlanmaktadır. İnsan soyunun zenginleşmesi ,sınıflar mücadelesi sonucu ,paranın belli ellerde toplanması ile kazanç hırsını geliştirmiştir.Buda,doğanın tahribatını arttırmıştır.Bilim ise,giderek ,insan yaşamını iyileştirmeden çok ,sınıflar mücadelesinde öldürücü bir silah olurken,zenginliğin gelişiminde de ,doğa tahribatını yapan,yaratan bir silah olarak insanlığın hizmetine girmiştir. Bu gün gelinen noktada ,gelişen bilimin ürettiği teknolojinin, insan eliyle doğaya verdiği zarar,en başta iklim değişimi olarak karşımıza çıkmaktadır.Buradan, bilime karşı olduğumuz çıkarılmamalıdır.Haşaa!Biz tamda bilimden yana, her şeyin bilimsel olmasından yanayız. Ama bilimin, doğa ile insan arası ve sınıflar arası savaşlara verdiği hizmete karşıyız. İşte seragazı salınımı,termik santraller ,derelerin,ırmakların kirlenmesinin, endemik bitki türlerinin bir bir yok oluşunun, çeşitli hayvan ve kuş türlerinin yok oluşunun altındaki neden budur. Bilim doğanın gelişiminin, güzelleşmesinin ve dengesinin korunmasında kullanılırsa, hem doğa,hemde insan soyu daha uzun ve daha mutlu yaşayacaktır. Ama tüm bunlara karşın KYOTO protokolünün imzalanmasında ülkeler yavaş davranıyor.

Protokolü imzalasalar bile,önemsemiyorlar.Kitlelerin tavır alışlarına bağlı olarak tepkileri izole edebilmek için adım atıyorlar. Dünya sadece çalışanların,işçi ve emekçilerin dünyası değildir. Dünya,çocukların,kadınların,gençlerin,yaşlıların,zengin ve fakirlerinde dünyasıdır.Bunu sanayileşmiş ülkelerin zenginleri ve yönetenleri bir an önce anlarlarsa, başta kendileri için hayırlı olacaktır.

ALİ ÇETİN

One Response to “DÜNYAMIZ KİRLENMEYE DEVAM EDİYOR”

  1. murat yolaçan diyor ki:

    ÖZLEMLE NEYİ ARIYORUZ….
    Bu başlıkla başlamak istedim.ne istiyoruz bizler bu dünyadan,ne yapmaya çalışıyoruz.dağıyla,ovasıyla,deniziyle,kurduyla,kuzusuyla bize kucak açmadımı.açtı bize tüm güzellikleri sunmadımı sundu.ama biz nr yaptık elimizle bile bile onu mahvettik ve hala tüm uğraşımız bu yönde.protokoller,imzalar antlaşmalar bana göre ıvır zıvır…ali abi güzel yazmışsın ama nafile üzgünüm.bu dünyada yaşayan 6 milyar insan herbiri bu konuda birebir bişeyler yapmadığı sürece ne gezecek dağ ne yüzecek deniz bırakacağız.çok karamsar düşünüyor olabilirim ama maalesef gördüklerim bunlar.az kaldı çok kısa zamanda yiyecek doğal balığımızda kalmayacak.balımızda olmayacak.umarım dünya bu konuda cidden bilinçlenir ve ciddi adımlar atar.sevgiyle…

Trackbacks/Pingbacks


Leave a Reply

Advert

Günü birlik veya kamplı, elinde fotoğraf makinesi, sırtında çantası olmanın verdiği hazla dolaşmaya MERHABA.

-
Her yer görülmeye değer anlayışı ve sevdasıyla yürümenin, tanımanın ve anlamanın tadına varabilmek amacıyla farklılıklar yaşıyoruz birlikte.

Yalnızca ülkemiz değil, gidilebilen her coğrafya içindir sözümüz.

Takvim

Aralık 2009
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eki   Oca »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031