Categorized | Gezi Yazıları, Yazılar

SURİYE ÜLKESİNDE ŞAM ŞEHRİNDE -1. Kısım

SURİYE ÜLKESİNDE ŞAM ŞEHRİNDE -1. Kısım

SURİYE ÜLKESİNDE ŞAM ŞEHRİNDE

Suriye gezisinin, birkaç zamandır hayalini kurup, planlarını yapıyorduk. Arabayla mı gitsek diye düşünürken, sonunda Turing kurumuna 150 TL. yi yatırıp, Arabayla çıkış işlemlerimizi tamamladıktan sonra, Hatay’a doğru yola koyulduk. Turing bize güzel bir Ortadoğu yol haritası verdi. Haritada yerler Latince yazılımıyla çok güzel gösteriliyor.

namaras_ali_cetin_suriye_055

Cilve gözü sınır kapısına vardığımızda biraz tedirgindik. Arapça bilmiyorduk, ilk kez araba ile yurtdışına çıkıyorduk. Cilvegözü’nde epeyce kalabalık Hataylı olduğunu görünce rahatladık. Hataylılar bize her konuda yardımcı oldular ve Suriye gümrüğünü geçtik. Suriye gümrüğündeki görevlilerde bize çok iyi, güler yüzlü davrandılar ve hiç bir sorun yaşamadan Babilhava sınır kapısından Suriye topraklarına girdik. Arabamızda çok az benzin vardı. Amacımız Suriye’den ucuz benzin almaktı. Hava kararmıştı. Saat akşamın 17,30 u olmuştu. Harita kucağımızda, Ömer arabayı kullanıyor, Filiz, Gülseren ve ben pür dikkat yola bakıyorduk. Çıkışta derme çatma bir çarşı görünce yavaşladık, amacımız benzin almaktı. Bidonla da benzin satılıyordu yol kenarlarında. Buradan benzin almaya çekinip yola devam ettik. Biraz gidince bir döner kavşakta tereddüt edip sola doğru saptık ama yinede emin olamadık. Ömer arabayı kenara çekti. Haritaya dikkatli bir biçimde bakınca yanlış gittiğimizi anlayıp, geriye döndük. Biz, İdlib şehri yoluna değil Halep yoluna sapmışız. Bir km. sonra geriye dönüp, döner kavşaktan İdlip yolunda otobana girdik. Suriye’de yolların otoban olmadığı, düzgün olmadığı konusunda duyumlar almıştık. Otobana girince biraz şaşırdık, çünkü güzel ve düzgün bir otobanda gidiyorduk.

İdlib Şehrinin varoşlarından geçtik ten sonra, benzin almak için bir tesise girdik ama Türkiye deki gibi gösterişli ve temiz değildi. Benzinci, Türk parası almadı, dolar verip arabanın deposunu doldurduk. Benzinin ucuz olması bizi epeyce sevindirdi. Benzincide tuvalet yoktu, yol üstünde yine başka bir derme çatma benzincide durduk. Derme çatma bir tuvaleti vardı ve tuvaletin kapısında da üstü başı dağınık birisi bekliyordu.  Tuvalet oldukça pisti. Çıkınca, Arap:’dolar, dolar’ diye önümüze dikildi. Türk parası gösterdik ama almadı, İlla de dolar istiyordu. Dolar yok deyince iki elini gökyüzüne kaldırarak ‘sizi allaha havale ediyorum’ diye hareket yaparak ‘Yallah yallah’ dedi. Gülerek oradan ayrıldık. Otoban boyunca azda olsa güzel tuvaletleri olan düzgün tesisler olduğunu sonradan gördük.

Ömer, Suriye trafiğine ve otobana çabucak adapte olmuştu. Yol güzeldi ama trafik kuralı ve hız sınırı yoktu. Araçlar hızla sağımızdan da, solumuzdan da gediveriyorlardı. Biz hem yola bakıyorduk ve hem de ‘aman Ömer, Aslan Ömer, Yiğit Ömer’ diyerek Ömer’e moral veriyorduk.

namaras_ali_cetin_suriye_021

Hama şehrine girmeden geçtik ten sonra, yanlışlıkla Homs şehrinin içine girdik. Şehrin içinde bir süre gittikten sonra bir polisin yanına yaklaşarak ‘Damaskus’ diyerek ileriye doğru işaret ettik. , polis yüzümüze anlamsız bakınca ‘Şam, Şam’ diyerek yeniden işaret ettik, polis ‘Müstakim, müstakim’ diyerek doğru gitmemiz gerektiğini işaret etti. Dört saat sonra, Telefonda Basil’in tarif ettiği Babil hava-Şam arasındaki ilk ve tek virajları görünce Şam’a yaklaştığımızı anladık. Artık Şam şehrinin girişindeydik. Ömer, teyzesinin oğlu Basil’i aradı. Basil ile yol üzerinde buluştuk. Basil, gülerek Eşi ile birlikte arabadan indi. Kucaklaştık. Basil önde, Şam’ın trafiği yoğun gecesine daldık. Muhajirin mahallesine gidiyorduk. Dar ve dik yokuşlu sokaklara sapıp, dimdik bir sokakta arabaları park ettik. Arabanın el frenini çeker çekmez, Ömer’in ilk ettiği laf ‘buradan nasıl kalkacağız acaba ‘ oldu.

namaras_ali_cetin_suriye_026

Ömer’in teyzesi, Meral teyze bizi bekliyordu. Basil, Basil’in eşi Hele ve Küçük kızı Ayla ve de Meral teyze bize öyle sıcak davrandılar ki birden kaynaşıverdik. Sanki Suriye’de değil, Türkiye ‘deymişiz gibi bir ortamdaydık. Teyze bizim için programları önceden yapmıştı. Koyu bir Antalya sohbetinden sonra epeyce geç vakitte yattık. Sabah Meral teyze erkenden kalkıp bize Şam usulü kahvaltı hazırlamıştı. Kahvaltıda küçücük patlıcanların içine ceviz, kırmızıbiber, sarımsak doldurularak, el yapımı halis zeytinyağına yatırılarak bekletilmiş Megdus yenmeli. Megdus’un çok güzel bir tadı var ama sadece sabahları yeniyor. İnsana enerji veren bir besin. Ayrıca tadına doyamadığımız Haşlanmış nohut ile iyece kurumuş yufka tabağa konuyor, üzerine de tahin, sarımsak ve yoğurt karıştırılarak dökülüyor, en üstede kızartılmış kırmızı toz biberli tereyağı dökülür. Ama Meral teyze ‘en önemlisi üzerine acı yakışır’ dedi. Sabah kahvaltısında yenen bu kahvaltılığın adı Tsiyye.

namaras_ali_cetin_suriye_028

Megdus ve Tsiyye bıkmadan her gün yenebilecek kahvaltılıklar.

Sabah yaptığımız sıkı kahvaltının arkasından Teyzenin öğretmen kızı Behice ve gelini Hele ile birlikte Şam şehir gezisine başladık. Kasyun tepesi 1200 metre rakımında eski Şam’ın batısında, bugün ise artık Şam şehrinin tam ortasında kalmış bir seyir tepesi. Kasyun tepesine çıkmadan Şam şehrini bir bütün olarak göremezsiniz. Muhajirin semti, işte bu Kasyun tepesinin güney yamacına sırtını dayamış, hem Şam’ın en lüks semtlerinden biri, hem de Osmanlıdan bu yana dışarıdan gelen elitlerin oturduğu bir semt. Muhajirin’in alt sokağında Cumhurbaşkanı Başer Esat oturmaktadır. Kasyun tepesinin Uzantısı olan küçük ve ormanlık bir tepede Cumhurbaşkanlığı köşkü bulunmaktadır. Ama Başer Esat, Muhajirin semtinin altındaki sokakta, halkın arasında oturmayı tercih etmektedir.

DSC02216

namaras_ali_cetin_suriye_029

namaras_ali_cetin_suriye_053

Yazının devamı;

http://namaras.org/anasayfa/2010/01/31/suriye-ulkesinde-sam-sehrinde-1-kisim/

http://namaras.org/anasayfa/2010/01/31/suriye-ulkesinde-sam-sehrinde-2-kisim/

http://namaras.org/anasayfa/2010/01/31/suriye-ulkesinde-sam-sehrinde-3-kisim/

2 Responses to “SURİYE ÜLKESİNDE ŞAM ŞEHRİNDE -1. Kısım”

  1. ömer Aktaç diyor ki:

    İnsanoğlunun yaşamı boyunça yapmak isteyipte yapamadığı birçok hayali ve düşünçesi mutlaka vardır. bu gezide benim uzunzamandır hayalini kurduğum ve gerçekleştirdiğim bir gezi oldu. tüm hayelin dışında .şam daki akrabalarımı ve oradaki sımsıçak yakınlığı.ilgiyi ve güveni görüm. Birde öğle birbirlerini iyi anlaylan ekip olarak bu geziyi tamamladıkki buda beni ayrıca mutlu ediyor .

Trackbacks/Pingbacks


Leave a Reply

Advert

Günü birlik veya kamplı, elinde fotoğraf makinesi, sırtında çantası olmanın verdiği hazla dolaşmaya MERHABA.

-
Her yer görülmeye değer anlayışı ve sevdasıyla yürümenin, tanımanın ve anlamanın tadına varabilmek amacıyla farklılıklar yaşıyoruz birlikte.

Yalnızca ülkemiz değil, gidilebilen her coğrafya içindir sözümüz.

Takvim

Ocak 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ara   Şub »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031