Categorized | Gezi Yazıları, Yazılar

SURİYE ÜLKESİNDE ŞAM ŞEHRİNDE -2. Kısım

SURİYE ÜLKESİNDE ŞAM ŞEHRİNDE -2. Kısım

SURİYE ÜLKESİNDE ŞAM ŞEHRİNDE -2. Kısım

Şam deyince, turistik açıdan ilk akla gelen yerlerin başında Emevi camisi gelmektedir. Emevi camisi muhteşem mimarisi olan bir cami, etrafı ve içerisi çok kalabalık. Cami olarak, müze olarak çok hareketli bir yer. Süslemeler, sütunlar bir harika. Caminin içerisinde Hz. Yahya’nın kesilen başının gömülü olduğu bir mezar bulunmaktadır Emevi camisinin hemen yan tarafında Selahattin Eyyubi’nin mezarı var. Emevi Camisi yakınında ayrıca Hz. Ali’nin kızı Hz. Rukiye’nin altın süslemeli mezarının olduğu camiye yoğun bir ziyaretçi akını olmaktadır. Burası yani caminin içersine girince mezarın olduğu bölüm haremlik, selamlık olarak ayrılmış, bir yanda kadınlar, diğer yanda erkekler ziyarette ve ibadette bulunmakta. İbadet iki türlü yapılmakta, mezarın önünde namaz kılınmakta, hemde mezarın demirlerine kadınlarda erkeklerde sarılıp, ağlayayarak kendilerinden geçerken, mezar demirlerini öpüyorlar. Her ibadetçi demirleri öpmek için yarışıyor.H1N1 gribinin salgın olduğu günlerde bu ibadet şekli bize biraz garip geldi. Sonra eski bir valilik konağına giriyoruz. Eski Şam evi örneğini görüyoruz. Tamamı taş yapı, geniş bir bahçe. Şamlılar gerçekten zevklerine düşkün insanlarmış. Bu tarihi yoğunluk bölgeyi, Eski Şam’ın en yoğun, en kalabalık bölgesi yapmaktadır. Emevi camisinin olduğu yerde M.Ö. 2 binli yıllarda Arami Hadad tapınağı bulunmaktadır. Daha sonra Hadad tapınağı düzeltilerek Jüpiter tapınağı oluyor. Hıristiyanlık döneminde de burası kilise olarak düzenleniyor. Daha sonra ise cami olarak yeniden düzenlenerek bu günkü mimarisiyle varlığını Emevi Camisi olarak sürdürüyor.

namaras_ali_cetin_suriye_006

Eski Şam Kale içi olarak çok güzel bir yer. Bazı bazı yıkıntılar olsa da, eski taş yapılar, dar sokaklar, tek tek geziler görülmesi gereken yerler. Taş bina yapımında, yapı ustalığının en güzel örnekleri burada görülebilir. Eski Şam’ın, eski dar, taş evlerin arasındaki taş döşeme sokaklarına hayran kalıyoruz. Durmadan yürüyoruz. Zaten bir şehri gezip tanımak için yapılması gereken sokak aralarında sürekli yürümek ve hatta kaybolmak.

Öğlen sonrası yani saat 15,00 gibi yorulduğumuzu düşünerek Behice ve Hele bizi muhteşem bit taş binanın içindeki lokantaya götürüyorlar. Önce taş bina bizi büyülüyor, sonra oturanlara bakıyoruz, kadın, erkek, başı kapalı, açık herkes nargile içiyor. Yemekleri yedikten sonra hemen arkasından Arap kahvesi mırra geliyor. Durmadan ve az az veriyorlar. Mırra hoşumuza gidiyor. Ayrıca çok güzel olan Arap kahvesini de içiyoruz. Çok güzel. İçimizi ferahlatıyor. Sanıyorum, Şam’da kaldığımız 10 gün süresince hayatımız boyunca içmediğimiz kadar kahve içtik. Bu lokantanın adı BEYT CEDDİ (Dedemin evi) lokantası. Eski Şam’ın dar sokaklarının hoş manzarasının içinden geçerek varılıyor. Hem temiz, hemde yemekleri oldukça lezzetli.

namaras_ali_cetin_suriye_010

Suriye, Arap ülkeleri içersindeki en gelişmiş, en modern ülke. Hıristiyan halk ve Müslüman halk her yerde birlikte yaşıyorlar. Hoşgörü toplumu havasını hemen yaşamdan algılayabiliyorsunuz.

Eski Şam şehri, Müslüman Arapların ve Hıristiyan Arapların birlikte, iç içe yaşadıkları bir yer. Yüzlerce yıldır oluşan Şamlı olma kültürü gelişmiş. Buda, hoşgörü, saygı, tahammül ve kabullenme demek. Şam, dünyanın en eski şehirlerinden birisi. En eski Başkentlerinden ve kesintisiz başkentlik yapmış en eski şehir. M.Ö. 2500-1500 arasında ilk Arami’lerin başkenti olmuş. Hititler ile Mısır arasında, yani iki medeniyetin kesişme noktasında sürekli olarak var olmuştur. Kenanlılar ve Finikeliler Suriye topraklarında kurulan en eski ve en ünlü devletlerdir. Dünyada ilk alfabe Finikelilerin eseridir. Burada, Finikeliler dünyanın en büyük ticaret devletini kurmuşlardır. İlk cam üretimi, ilk müzik notası, ilk ziraat burada yapılmıştır. Yani Şam aynı zamanda ilklerinde şehri olmuştur tarih boyunca. Finikeliler dünyaya alfabeyi buradan taşımışlar, Yunanlılara kırmızı rengi yine Finikeliler öğretmişlerdir. Suriye’de kurulan devletler her zaman uysal olmuşlar ve esas olarak ticaretle uğraşmışlardır. 1400 lü yıllarda Timur Şam’ı işgal ettiği zaman 30.000 ustayı buradan alarak Semerkant’ta götürüyor. Yine 1860 yılında yeni gelen Osmanlı valisiyle birlikte Hıristiyanlara karşı kışkırtmalar başlıyor, çıkan olaylardan sonra beşbin Hıristiyan usta mısıra göç ediyor. Yani Suriye her dönem ticaretin, sanatın geliştiği bir yer olagelmiştir.

namaras_ali_cetin_suriye_014

Eski Şam yani kale içi dopdolu tarih. Dar ve taş döşeme sokakları, taş yapılarıyla İnsanı büyülüyor. İslami ve Hıristiyan yaşam, sokakta ve sosyal hayatta kendini giyimden, yemek kültürüne kadar, her alanda iç içeliğini size gösteriyor. Şam sokaklarında bir yanda modern giyim tarzıyla yaşam hayatın her alanında sürerken, diğer yanda ise bir dükkânın girişinde seccadesini serip namaz kılan başı örtülü bir bayanı yadırgamadan görebilirsiniz. Suriye’de, bayanlarda başörtüleri var ama giyim olarak oldukça modern. Başörtülü ve tayt giymiş ya da başı bağlı etek giymiş bir bayanı her yerde görebilirsiniz.

namaras_ali_cetin_suriye_023

Şam şehrini öyle birkaç günde gezip tanımak mümkün değil. Şam’ın her sokağı tarih, başka bir tarihi medeniyet sunuyor. Hamidiye kapalı çarşısına giriyoruz. Yoğun bir kalabalık sel gibi akıyor. Gülseren ile Filiz meşhur Suriye işi agrabina denen masa örtülerini arıyorlar. Basil ‘Sakın ben fiyat sorarken Türkçe konuşmayın’diyor. Neden diye soruyoruz? Yabancılara yüksek fiyat söylediklerini öğreniyoruz. Kapalı çarşıda fiyatlar oldukça pahalı. Basil bizi kapalı çarşının yan sokaklarına götürüyor, yıkık dökük bir binanın yıkık dökük merdivenlerinden yukarı çıkıyoruz, küçük bir dükkân burası ve raflarında çeşit çeşit masa örtüleri var. Burada fiyatlar, Hamidiye çarşısındaki fiyatların üçte biri. Basil’in tanıdığı olmasından dolayı daha uygun fiyata alıyoruz masa örtülerini. Fanila, atletler Suriye’de oldukça ucuz. Çünkü Suriye’de pamuk üretimi çok fazla. O nedenle pamuklu şeyler hem ucuz, hemde oldukça kaliteli. Basil’den, Adidasın  Suriye’de fabrikası olduğunu öğrenince, bir adidas mağazasına giriyoruz, genelde fiyatlar çok ucuz değil ama çoraplar çok ucuz olduğu için hemen adidas çoraplardan çok alıyoruz. Türk parasıyla bir TL’ye adidas spor çorapları.

namaras_ali_cetin_suriye_027

Hamidiye kapalı çarşısını sokak sokak geziyoruz. Çarşının her sokağının ayrı bir özelliği var ve insanı büyülüyor. Behice,’Hamidiye kapalı çarşısına gelince buradan dövme dondurma yemeden çıkılmaz’diyor. Çarşının ortasındaki Bakdash dondurma soluna giriyoruz. İçerisi tıklım tıklım dolu. Oturacak yer bulmak zor, biraz bekleyip bir yere oturuyoruz. Dövme fıstıklı dondurma yiyoruz.’Fıstıklı  güzeldir’diyor Behice.Bakdash dondurma salonu 1895 yılında açılıyor.Dövme dondurmanın ilk çıktığı yerin Şam olduğunu söylüyor Behice.

namaras_ali_cetin_suriye_059

Şam tam bir tarih ve ticaret şehri. Bir kaç yıl önce her şey daha ucuzmuş. Artık dünyaya daha çok açılmaya başlamışlar ve bunu daha çok Türkiye üzerinden yapıyorlar. O nedenle son yıllarda Türkiye ile sürekli turizm ve ticari antlaşmalar imzalanıyor. Eski Şam yani kale içi, daha çok Hıristiyan Arapların oturduğu yer. Çok hareketli. Daha çok kadınları görüyorsunuz sokaklarda. Suriye’de sokaklar oldukça güvenli. Kadılara yönelik herhangi bir rahatsız edici davranış olmuyor. Kadın erkek, gezerken hırsızlık korkusu yaşamadan gezebiliyorsunuz. Bunda devletin sokaklarda ve hemen her alanda sıkı denetiminin etkisi var. Kadınlar, gece, gündüz her saatte sokaktalar. Kadınlar, evlendikten sonrada kendi soyadlarını kullanmaya devam ediyorlar. Akşam eşine ‘sen evde çocuklara bak biz kadın arkadaşlarla eğlenmeye gideceğiz, geç gelebiliriz’ diyebiliyorlar. Erkekler ise bu durumu anlayışla karşılıyorlar. Kadıların, geceleri eğlenmek için kadın arkadaşlarıyla sokağa çıkmaları sosyal yaşam biçimi olarak yerleşmiş topluma.

namaras_ali_cetin_suriye_076

Suriye’de erkekler üç kadına kadar evlenebiliyorlar. Medeni hayatta İslam kuralları geçerlidir. Evlenirken dini nikâh resmileştirerek yapılıyor. Kadınla erkek, evlenmeden önce pazarlık ediyorlar ve boşanma olunca kadının kaç para alacağı konusunda anlaşıyorlar. Bu durum şahitler önünde resmileştiriliyor. Ayrıca mahkemeler dışındaki, noter vs. türü yerlerdeki şahitliklerde, bir erkeğe karşın iki kadının şahitliği geçerli oluyor. Şam’da aile ilişkisi oldukça belirleyicidir. İsmi öne çıkmış köklü ailelerin kızını, taşradan birinin isteyebilmesi imkânsızdır. Köklü bir ailenin kızına taşradan birisi talip çıkarsa, bunu kendine hakaret sayıyor. Ama bir müeyyidesi de yok, sadece kızının, taşralı birisiyle evlenmesine razı olmuyor. Kız istenmeden önceki tanışma törenlerine kesinlikle kadınlar katılmıyor. Erkekler gelip kızın ailesiyle tanışıyorlar.

Yazının devamı;

http://namaras.org/anasayfa/2010/01/31/suriye-ulkesinde-sam-sehrinde-1-kisim/

http://namaras.org/anasayfa/2010/01/31/suriye-ulkesinde-sam-sehrinde-2-kisim/

http://namaras.org/anasayfa/2010/01/31/suriye-ulkesinde-sam-sehrinde-3-kisim/

3 Responses to “SURİYE ÜLKESİNDE ŞAM ŞEHRİNDE -2. Kısım”

  1. Hüseyin Bayer diyor ki:

    Merhaba facebook’ta sevdaliniz komünisttir nazim hikmet sayfasinin kurucusuyum. sayfa nazim dostlariyla oldukca aktif ve paylasimi bol, dayanismasi genis bir sayfadir. bu sayfada yeralan yazilari kaynagi ve adresini de belirterek yayinlamak isterim. tabii bunun icin önce sizin onayinizi almak isterim. cünkü emege saygi herseyden önce gelir. hosca, dostca ve yoldasca kaliniz.

    Sevdalınız Komünisttir Nazım Hikmet
    https://www.facebook.com/SevdalinizKomunisttirNHR

Trackbacks/Pingbacks


Leave a Reply

Advert

Günü birlik veya kamplı, elinde fotoğraf makinesi, sırtında çantası olmanın verdiği hazla dolaşmaya MERHABA.

-
Her yer görülmeye değer anlayışı ve sevdasıyla yürümenin, tanımanın ve anlamanın tadına varabilmek amacıyla farklılıklar yaşıyoruz birlikte.

Yalnızca ülkemiz değil, gidilebilen her coğrafya içindir sözümüz.

Takvim

Ocak 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ara   Şub »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031