SURİYE ÜLKESİNDE ŞAM ŞEHRİNDE -3. Kısım
Eski Şam’ı gezmeye devam ediyoruz. Eski Şam’ı doğudan batıya kesen Şaare el müstakim yolu yani Mithat paşa çarşısını geçerek dosdoğru gidiyoruz.’ Bu yol bizi Haniye kilisesine götürür’ diyor Mejdi. Haniye kilisesi muhteşem bir yer. Hıristiyanlığın ilk yıllarında yapılmış. Yarısı yerin altında, muhteşem bir taş yapı. Sn Paul(Savul) bu kilisede iki yıl yaşamış. Fark edilince, öldürülmek istenmiş ve büyükçe bir sepet içerisinde surlardan sarkıtılarak kaçması sağlanmış.
Mejdi ve Eşi Reşa bizi Şam sokaklarında gezdiriyorlar. Bazen arabayla gidiyoruz ama park edecek yer bulmak oldukça zor. Ömer araba park etme ve şoförlük konusunda oldukça Şam’lı oldu. Mejdi ve ben Ömer’le gidiyoruz, Gülseren ve Filiz, Reşa’nın arabasındalar. Bir yere biz park ediyoruz. Reşa’da zorlanarak bir boşluğa giriyor ve biraz öndeki arabanın tamponuna vurarak, biraz arkadaki arabanın tamponuna vurarak iki arabayı iteleyerek kendine yer açıyor. Suriye’de, arabanıntamponuna vurmak oldukça normal bir olay.
Şam’da sedef işçiliği çok gelişmiş. Sedef satranç takımı almak istiyoruz. Sedef pahalı. Mejdi, bizi bir çarşıya götürüyor, orada sedefle ilgili çok şey öğreniyoruz. Plastik işleme ile sedefi birbirinden ayırtmak, anlamayan için imkânsız. Sedef satranç, tavla takımı, sedef bir kutu ve sedef işlemeli ayna alıyoruz. Hepsinin pazarlığını Mejdi yapıyor ve o nedenle de çok uygun fiyatla alıyoruz. Suriye’de alışverişlerde mutlaka sıkı pazarlık etmek gerekiyor.
Şam’dan doğuya, havaalanına doğru 15-20 km. gidiyoruz. Burada yolun iki tarafında bahçeler var. Burası Huta bölgesi. Şam’ın meyve ve sebzelerinin yetiştiği en verimli tarım alanı. Huta bölgesinde eskiden en güzel erik ve kaysı yetişen bahçeler bulunmaktaymış. Huta bahçelerini geçince Karia Şamia denen, küçük bir Şam şehrinin inşa edildiği yere geliyoruz. Eski Şam’ı aynıyla buraya inşa etmişler. Harika bir yer. Çarşısıyla, kiliseleriyle, camileriyle, kapalı çarşısıyla ve mağazalarıyla eski Şam’dayız. Lokantasına oturuyoruz. Önce tabaklarda kuru yemişler geliyor. Yemekler hazır oluncaya kadar kuruyemişle oyalanacağız. Şam usulü kebap ve yemekleri yedikten sonra Şam’ın olmazsa olmazı mırra hemen geliyor. Ömer’le, benim çok hoşumuza gidiyor mırra içmek. Gülseren’de çok seviyor. Biz her gittiğimiz yerde yeni tatlara bakmasını seviyoruz.
Şam’a gelince Kasyun tepesine çıkıp Şam’ın gece görünüşünü seyretmeden olmaz.1200 rakımındaki Kasyun tepesine arabayla dolana dolana çıkıyoruz. Buradan Şam’ı seyretmek muhteşemdi. Kafeteryalar var ama oturmuyoruz. Şam şehri ışıl ışıldı. Bir süre buradan seyre dalıyoruz, bütün Şehir ayaklarımızın altında. Kasyun tepesinden Cezmatiye Caddesine iniyoruz. Akşamın saat 10,u.Boydan boya ışıl ışıl bir cadde. En az 500 m. Uzunluğunda ve sıra sıra tatlıcı dükkânları. Burası cıvıl cıvıldı. Geceleri Şam’ın en hareketli caddesiymiş. Behice’nin eşi Abdurrahman bize felafil denen, nohut ve bakladan, bolca baharatla karıştırılıp, sızma zeytinyağında kızartırılarak yapılan köfte alıyor. Köfteleri bir kâğıt torbaya dolduruyorlar. Ellerimizle afiyetle yiyoruz. Tadı çok hoşumuza gidiyor. Dükkânların içi ve önü, yığınla tatlı tepsileriyle dopdoluydu. Basil, bir tatlıcıya bir şeyler söylüyor Arapça olarak ve hepimize büyükçe birer parça tatlı ikram ediyorlar. İkram o kadar çok ki, Ömer hemen para vermek istiyor ama Basil,’ikram, para almazlar’ diyor. Tatlıcıların fotoğraflarını çekiyorum. Her fotoğrafını çektiğim tatlıcı büyükçe bir parça tatlı ikram ediyor. Hayatımda en çok tatlı yediğim gün oluyor bu gün. Şam tatlı, avuami, burma, baklava ve ayaküstü küçük dükkânlarda da satılan künefe. Bütün tatlılar bol fıstıklı. Suriye’de kuru yemişin her türlüsü çok ucuz.
Akşam, Muhajirin semtindeki eve gelince Meral teyzenin gülen yüzü ve tatlı dili ile karşılanıyoruz. Meral teyze aynı zamanda tedirgin.’Acaba biz iyi gezdirildik mi, memnun kaldık mı? Merak ediyor. Bizim her yanı gezmemizi ve Şam’a ait bütün yiyecek çeşitlerini tatmamızı istiyor.
Yazının devamı;
http://namaras.org/anasayfa/2010/01/31/suriye-ulkesinde-sam-sehrinde-1-kisim/
http://namaras.org/anasayfa/2010/01/31/suriye-ulkesinde-sam-sehrinde-2-kisim/
http://namaras.org/anasayfa/2010/01/31/suriye-ulkesinde-sam-sehrinde-3-kisim/





bizler sadece gezip görüp geçiyoruz.sevgili Ali Çetin ise doğası,kültürü, resimleri ve belgeleri ile yazıya döküyor
sonsuz sevgi ve saygılar yüreğine sağlık