ÇOBAN KIZI SİDELYA, SORGUN ORMANINDA KEÇİLERİNİ OTLATIR, TiTREYEN GÖLDE YÜZERDİ….

Dağları severim, dağların ormanlarını, kuşlarını, ballı çiçeklerini ve şırıl şırıl akan sularını severim. Dağlar özgürlüktür, dağlar sevgidir, aşktır, tutkudur. Dağların, dağların ormanlarının sesi huzur verir, dinlendirir insanı.
Gel görki,günümüzde dağlar acı çekiyor, ormanlar acı çekiyor, dağlar sorunlu, inliyor doğa.
Kapitalizm, önünde engel tanımaz, kapitalizm acımasızdır. Vicdanı, geleceği yoktur kapitalizmin. Kapitalizm para, kar demektir. Para, dağ, orman, şırıl şırıl akan su, cıvıl cıvıl öten kuş tanımaz. Kapitalizm için her şey gelir getiren mülktür. Doğada, bir metadır.
İdealler ve idealleriyle yaşayan imanlar çoğalmadıkca, Kapitalizm hızla yok edecektir doğayı. İşte bu yok oluşa tanık olduğumuz yerlerden biriside SORGUN ÇAMLIĞIDIR.
Sorgun Çamlığı, hemen Akdenizin kenarında, onunla iç içe, ikinci bir iç deniz gibi uzanan denizle, mavi gök yüzüyle bütünleşen derin bir çamlık ormanıdır.
Sorgun Çamlık alanı 3749 dönümlük bir alandır. Tamamı 150-200 yıllık fıstık çamlaerı ve kızıl çamlarla kaplıdır. Bu ormanlık alan tarih boyunca varlığını hep sürdürmüştür. Çamların asıl etkisi kumul ilerlemesini önlemekte görülmektedir. Yüzlerce yıldır bu çamlar, sahilden ilerleyen kumları durdurmuştur.
3749 dönümlük çamlığın 639 dönümlük hemen deniz kenarındaki bölümü, zamanla Turizm yatırımı olarak otellere verilmiştir. Denizle fıstık çamlarının, kızıl çamların arasına otellerle bir set çekilmiştir.
Çamlığın kalan bölümün 2900 dönümlük alanı ise G1, G2 golf alanı adı altında 49 yıllığına otellere tahsis edilmiştir.Tahsise konu olan alanda dönüm başına 250 adet asırlık çam aşacı bulunmaktadır. Yapılacak olan G1 golf alanı 27 delikli olacakdır ve bunun içinde 432 dönüm sadece golf alanı için gerekmektedir. Bu demektirki 108.000 adet fıstık çamı ve kızılçam kesilecektir. Bu da demektir ki, Sorgun da, turizm yatırımı adı altında korkunç bir çevre katliamı yapılmaktadır. Buda ekolojik dengenin tamamen bozulması demektir.
Bugün yok olmakla yüz yüze olan Sorgun Çamlığında zamanla domuzlar saklanır, kurtlar, tilkiler, çakallar dolaşırmış. Çamlığın bir yerinin adı “ayı gürü”ymüş. Bir tarih yatar Sorgun Çamlığında. Side kenti, Romalılar hep çamlıklarıyla övünürlermiş. SİDE’de yaşarlarken eski çağlarda sideli çobanın kızı sidelya, keçilerini sorgunun gür çamlığında otlatır,yorulunca titreyengölün soğuk suyunda yüzermiş. ( o zamanlar titreyengöl melas çayının denize döküldüğü yer)
Biz, bölgeye Turizm yatırımına karşı değiliz, Ama ön araştırma yapılıp, gelecek ve çevre katliamına dönüşen yatırımlara karşıyız.
Küresel dünyanın sermayesi öyle bir gelmişki Sorgun Çamlığına Titreyen göl titremez olmuş, kuşlar ötmez, mantarlar, kuzu göbekleri yetişmez olmuş. Para için kesilmiş kocaman asırlık fıstık çamları, para için kirletilmiş Titreyengöl.
Ara ara gazetelerde “Sorguna yeşil bayrak verildi” yazısını görünce, “biz bir çam ağacı kesince yıllarca mahkemelerde sürünüyorduk, adamlar yüzlercesini kesiyorlar, kimse bir şey demediği gibi birde yeşil bayrak alıyorlar, diyor sorgun köylüleri.
Sorgun Çamlığı gibi çamlık, dünyada üç ülkede bulunmaktadır. Türkiye de Lara, Belek ve Sorgun aynı tür çamlık alanlardır. Buraların kumluk alanlarının altı kil tabakasıyla kaplıdır ve kil tabakası denizin içlerine kadar uzanır, o nedenle sürekli kumluk alan nemlidir, bu yüzdende çamlar yetişir kumluk alanda. Yani bölge korunması gereken bir alandır.
Ama sermaye değer tanımaz, sermeye için kar önceliktir, tüm değerler paraya tabidir. Önceleri yöre halkı turizmin gelişine ve gelişimine sevinmiş. Sonra görmüş ki, turizm adına doğa yok ediliyor, ne deniz kalıyor, ne orman kalıyor.
Bir gün birileri ormanın içine bir şantiye binası yapıyor, kocaman bir tabela asıyor, şantiye binasına en büyüğünden bir de türk bayrağı asıyor ve sonra başlıyor fıstık çamları bir bir kesilmeye.
1994 yılında Sorgun Çamlığı golf alanı olarak verilmiş. Sorgun, Manavgat ve Sideliler hemen tepki göstermişler. Verilen tahsis Turizm Bakanlığınca geri alınmış. On yıl beklemiş sermayedarlar, on yıl gözlerini dikmişler çamlığa, on yıl uymamışlar, on yıl boyunca sermayenin kaybını, getirisini hesaba vurmuşlar ve 2004 yılında Çamlığı ele geçirmişler. Bu kez tümünü almışlar çamlığın. Sadece 220 dönüm kalmış boş alan olarak koca çamlıktan. Bu kadarıda halka yeter dememişler ama ne dediklerini ve ne düşündüklerini zamanla görecek bölge halkı.
Bizde, yöre halkıda golf alanları yapılmasına karşı değiliz. Dünyanın her yerinde golf alanları, çorak arazilere yapılır, golf için çorak araziler değerlendirilir. Bizim ülkemizde ise tam tersi oluyor. Ağaçlar kesiliyor, deniz kirletiliyor, doğa yok ediliyor.

Sorgunda yıllardır yöre halkının yazlık olarak kullandığı sahildeki çardakları yıkılıyor. Gerekce:sahil temizlenecek, sonra halkın elinden alınan yer, bir gecede bir yatırımcıya tahsis ediliveriyor.
Yöre halkı tepkili, bu kez örgütlenmişler, Sorguna sahipleniyorlar. Ama seslerine, yetkililerin kulakları kapalı. Yöre halkı çamlar kesilmesin, Sorgun çamlığında kuşlar ötsün, çiçekler açsın istiyorlar. İstiyorlarki Sorgun çamlığı kocaman bir kent parkı ilan edilsin.
Tarih hiçbir zaman hata yapanları hele hele doğayı katledenleri unutmamıştır. Tarihte, yöre halkıda, gelecek nesillerde Sorgun çamlığını katledenleri unutmayacaktır, affetmeyecektir.
Ali ÇETİN
Yorumlar