Tag Archive | "anamas"

Dedegöl Dağı Tırmanışı


Dedegöl TırmanışıDedegöl Dağı Tırmanışı

Antalya – Isparta – Konya il sınırları üçgenindeki Dedegöl Dağı’nı tırmanmak üzere Otobüsle,  göl kenarından dolanarak, Eğirdir’i geçip, sağa Adada Antik Kenti yoluna sapıp Ağıl Köye tırmandık. Yılanlı Köyü’nü gelince, Karaçam ve Sedir ormanlarıyla  kaplı siyah tepelerin arkasında tüm alımlığıyla Anamas-Dedegöl bembayaz karları ile çıkıverdi karşımıza. Gözlerimiz Dedegöl Dağındaydı. Eğirdir’den sonra, çam ormanlarının arasında, nefis bir dağ ve orman manzarasından geçip 22 km. sonra Aksu ilçesine geldik. Otobüsümüz buradan Anamas yaylalarına doğru tırmanmaya başladı. Anamas yaylaları, Antalya göçerlerinin, Isparta göçerlerinin, Konya göçerlerinin yaylaları. Her vadide bir Yörük boyu yaylıyor. Aksu kazası yaz aylarında Yörük pazarına dönüşüyor.  Melikler Yaylası’na doğru tırmandıkça ormanlar azalıyor, toprak çoraklaşıyor yavaş yavaş. Dedegöl Dağı bütün ihtişamı ile karşımızdaydı. Dağlar uzaktan alımlıdır, dosttur, güzeldir. Bir görsellik şölenidir. Ama dağların içersine girmek gerekir onları tanımak için dağlara yakınlaşmak için dokunmak gerekir. Taşına toprağına el sürmeli, dizleri titremeli insanın, yorulmalı, cildi yanmalı, gözleri bulanıklaşmalı ki, dağcı denebilsin insana.

Image_1

Dağlar cilvelidir

Dağlar dosttur, iyi niyetlidir ama sevdalanır dağlara, çünkü onlar cilvelidir, oynaktır, kıvraktır.Tedbiri elden bırakmamak lazım çünkü acımaz insana dağlar. Dağlara giderken hiç unutmamak gerekir ki, bütün iyiliklere, güzelliklere giden yolun taşlarının iyi niyetle döşendiği gibi, bütün tehlikelere giden yollarında taşlarının iyi niyetle döşendiğini unutmadan yürümeli, tırmanmalı dağlara dağcılar. Isparta’nın Aksu İlçesi’ni geçip Yakaavaşar ve Elecik köylerini dolanınca karşımızda Dedegöl duruyor. Arkamızda Eğirdir Gölü’nün kuzey batısında  karlarıyla bizi takip eden Barla Dağı, batı da karlarıyla bende varım diyen Davraz Dağı ve güneyde bir balta sırtı gibi duran, koca vadiye bir lök gibi oturuvermiş alımlı Sarp Dağı ve karlı zirvesi Tengerek ile ona selam duran Emerettin Dağı, bizlere görsel bir gösteri sunumu içindeydiler.

Dedegöl Tırmanışı

 

Gelin gibi süslü

Yakaavşar ve Elecik Köyleri hatıllı ve ağaç ağırlıklı evleriyle eski Türk mimarisinin örnekleri Yaşam esas olarak, doğayla insanın mücadelesidir ama,insanoğlu pervasızca saldırmış doğaya. Hiç düşünememiş geleceğini. Kesmiş,yakmış bir keçi sürüsüne yüzlerce ağaç kesmiş yedirmek için.O güzelim ardıçları,servi gibi sedirleri,köknarları ve meşeleri kesmişte, kesmiş.  Gelin gibi süslü Anamas dağları kalıvermiş çıplak.Toprak yavanlaşmış tepeler hoşafa dönüvermiş. Bitkiler cılızlaşmış ,vadiler çoraklaşmaya başlamış. Dedegöl  karlarıyla,ihtişamıyla kızgın insanoğluna.Tüm bunlara karşılık kanat geriyor,korumaya  çalışıyor insanoğlunu. Uzatıyor dost elini. Karaçamlarıyla,meşeleriyle,mor sümbüllü çiçekleriyle ve yemyeşil otlarıyla,dostluğa,sevgiye. Öğleden sonra Melikler Yaylası’na vardık.Ömer Faruk Gülşen ve Ümit Durak,ekibimizin çadır kuracağı bölgeyi seçtiler.Çadırlarımızı kurup,yerleştik.

 Dedegöl Tırmanışı

Doğa cenneti

Melikler Yaylası, yaylaların hası. Çevresinde çayırbaşı, kuzukulağı gibi ünlü yaylalar var ama karaçam ormanlarının arasında sırtını koca Dedegöl dağına dayamış,şırıl şırıl akan pınarları ve gürül gürül akan gürlevik suyu ile ve de yemyeşil otları ,rengarenk çiçekleriyle bir doğa cenneti .İnsana huzur veren,rahatlatan ve iyi ki, “Geldim” dedirten bir ortamı var Melikler Yaylasının.

Dedegöl Tırmanışı

Gözleme ve soğuk ayran

TODOSK’un organizasyonu çerçevesinde,Yenişarbademli ve Eğirdir belediyelerinin  katkılarıyla hazırlanan gözlemelerimizi yiyip, buz gibi ayranımızı içtik. Ayranında gözlemeninde tadı bir başka oluyor Melikler Yaylası’nda .Melikler Yaylasının buz gibi akan pınarlarından yüzümüzü, ayaklarımızı yıkayıp serinledik. Gürlevik suyuna doğru yürüyüşe çıktık.Gürlevik,Melikler Yaylası’nın doğusunda,Dedegöl dağının altındaki bir mağaranın derinliklerinden uğuldayarak gelen ve köpüklü soğuk,içimine doyumsuz suyuyla,Beyşehir Gölü’ne doğru,çam,kavak ve sedir ormanlarının arasından çağlayarak akan bir su. Gürlevik, Melikler yaylasına 2 km. uzaklıkta 1570m.rakamında güzel mi güzel bir yer.Bir süre burada ekip olarak mola verdikten sonra kamp yerimize döndük.Bu yürüyüşümüz,Dedegöl tırmanışına bir ön hazırlıktı.

Dedegöl Tırmanışı

Dolunay

Akşam olunca çadırlarımızın yanında toplanıp,hep birlikte yemeğimizi yedik,Reyhan Ajlani,Ayla ve Gülseren’in yaptıkları sıcacık bulgur pilavımızı afiyetle yedik.Hava hafiften çiselemeye başlamıştı.Dolunay vardı ama yağmurlu ve sisli bir ortamdan dolayı, dolunayın doğayla bütünleşmesinin tadına varamıyorduk.Bir süre kamp ateşinin başında oturup sohbet ettik.Saat 10.00’a doğru çadırlarımıza çekilmeye başladık.

Dağcılık uyum ister.Gece saat 10.00’da kampımızda ses kesildi.Bazı arkadaşlar çadırlarında,bazıları da dışarıda idi. Çadırlar birbirine hem çok yakın hem de çok uzaktı.Yani, bir çadırdan ötekine hiç ses duyulmuyordu.Herkes çadırının dışından duyulmayacak kadar gürültü yapıyordu.Hazırlıklarımızı akşamdan yaptık.Sabah kimseyi rahatsız etmeden yola çıkmak istiyorduk.Dağcılık disiplin gerektiriyor.Doğa gevşekliği sevmez,en küçük hatayı kabullenmez.Doğanın gelişimi diyalektik bir süreçtir. Doğada her şey birbirine bağıntılıdır,değişmeyen,gelişmeyen hiç birşey yoktur doğada.O nedenle dağcılık disiplin ve uyum ister,yani dağcılık hem doğayla mücadele hem doğaya uyum ve de doğayla bütünleşmedir.

Dedegöl Tırmanışı

Yarın: Dedegöl Zirvesi

Dedegöl Dağı Tırmanışı (2)

Saat 05.00’ta kalktık.Alican ve Onur çay sularımızı kaynatmışlardı. Sessizce kahvaltımızı yapıp, çaylarımızı içtik. Saat 06.10’da yürümeye başladık koca Dedegöl Dağı’na doğru, sessiz ve tek sıra olarak. Dedegöl Dağı, Anamas dağ sırasının en görkemli ve en yüksek zirvesi. Bu dağ sırası, Manavgat  ile Serik arasındaki Bozburun Dağı’nda sona eriyor. Anamas sıra dağlarında Davraz Dağı 2637 m, Barla Dağı 2798m, Sarp Dağı(Tengerek Tepesi) 2326m.gibi zirveler bulunuyor.Anamas aynı zamanda yörüklerin çıktığı yaylalarıyla da ünlüdür. Sorgun, Çayır,  Kuzukulağı, Çukur, Melikler Yaylası, Anamas’ın önemli yaylalarıdır.

Dedegöl Tırmanışı

Şafakta zirveye hareket

Ömer Faruk önde, Ümit Durak en arkada, alaca şafakta tek sıra yürümeye başladık  Dedegöl’e doğru. Koca Dedegöl yeni yeni uyanıyordu. Koyun sürüleri hareketlenmiş, kuşlar uçuşmaya başlamışlardı. Karlar parıldıyordu yamaçlarında Moren (Buzul Taşı)patikalarını geçip, Elma Hoşafı Tepesi’ne tırmandığımızda Dedegöl direnmeye başladı. Döne döne dinlenerek getiriyordu bizleri Ömer Faruk. Her molada soluklanırken de dağlar hakkında bilgilendiriyordu bizleri. Dağlar ve çevre hakkında çok soru sormamdan dolayı beni ekibin arkasında görevlendirdi Ömer Hoca.Tırmanırken az konuşmalı ki enerji az tüketilsin.

Dedegöl Tırmanışı

Biz tırmanıyorduk.

Dedegöl tırmanıyordu taşlarıyla, karlarıyla. 2 bin 800 m’yi geçince yorgunluk başladı. Gülseren hafiften, Dedegöl’e boyun eğme belirtileri gösterince arkasına alarak ikinci sırada yürümesini söyledi, daha sık dinlenmeye başladı. Dedegöl, Gülseren’i sınavdan geçiriyordu. Gülseren ile ekibin arkasında yürümeye başladık. En arkada Ümit Durak vardı. Ümit Hoca “Hiç korkmayın Gülseren hanım, sizin bir sorununuz yok, bu dağa rahatlıkla çıkarsınız, böyle şeyler herkese oluyor ara ara. Şimdi beş adım atacağız, sonra durup nefes alacağız” dedi.

Yürümeye başladı Gülseren. Acelesi yoktu Ümit Hoca’nın onun için önemli olan Gülseren’e destek olmak, Dedegöl’e tırmanmasını sağlamaktı ve işte dağcılık, işte deneyim, işte tecrübe böyle anlarda kendini gösterir.

Dedegöl Tırmanışı

Dağda güçlü olacaksın

Dağlar, sezinlemeye görsünler insanını en küçük bir zaafını, o zaman büyüdükçe büyürler, zorlandıkça zorlanırlar. Onun için dağcı güçlü, azimli, dirençli ve mücadeleci olmalıdır. Ümit Durak ve Ayla Tezcan, Gülseren’e öyle bir destek oldular ki; Gülseren bir süre sonra, Dedegöl’e direneceğine, Dedegöl’ün zirvesine çıkacağına inanarak daha bir güçlü adamlarla yürüdü. Cengiz İncesu’nun bastonun birini Gülseren’e vermesi başka bir dostluk, bambaşka bir dayanışma örneğiydi.

Dedegöl Tırmanışı

Dostluklar dağda sınavdan geçer

Dağlarda; paylaşımcı, dayanışmacı olmaktır dostluk. Dostluklar dağlarda sınavdan geçer, gelişir, güçlenir ve güven, zorluklarla yoğurularak ferahlatır insanını içini yüce dağlarda. Böylece bir dostluk, böyle bir güvençle çıkar insan kızı ve insanoğlu doruklarına dağların. Böyle bir dostluk, böyle bir güvençle çıkar insan kızı ve insanoğlu doruklarına dağların.

Gülseren saat 10.35’te Dedegöl Dağı’nın zirvesine çıkınca mutlu mutlu güldü. Mutlu mutlu baktı enginlere ve mutlu mutlu baktı Ömer Faruk’a. Ümit Durak’a ve Ayla Tezcan’a ve Dedegöl Dağı’na. Dedegöl zirvesi olağan ötesiydi.2 bin 998 m.dağların üstünde bir dağ Dedegöl. Özgür,sevecen sıcak ama zor ve sert mi sert. Beyşehir Gölü’nün hemen üzerinde yükselivermiş Dedegöl Dağı, Beyşehir Gölü’nün batı kıyısının ilk yükseltisi yani  Dedegöl Dağı adını,Güney doğusundaki  Yenişarbademli’ye 11 km. uzaklıkta bulunan Dedegöl Gölü’nden alıyor. Dedegöl Gölü’nün ölçülebilen derinliği 870 m. Gölün hemen yanında bir Dede Türbesi bulunuyor. Türkmenler, her yıl bu türbeye gelip ayinler düzenleyerek dualar ediyorlar. İşte bu gölden doğru almış Dedegöl Dağı  Dedegöl Dağı bu mevsimde karlarla kaplı,bahar daha gelmemiş zirveye. Bir yandan uzanıvermiş Beyşehir Gölü. Diğer yandan ta uzaklarda Barla Dağı eteklerinde Eğirdir Gölü. Güneyde en sarp  kayalıklar. 3. jeolojik devrin başında, bundan 4.5 milyon yıl önce Anadolu’da ortaya çıkan ilk kaya parçası olarak geçiyor tarihte. Bu kayalıkların yükseklikleri 2 bin 800m civarında .Hemen arkasında da Kartoz Dağı yükselmekte. Dedegöl, işte böyle dağların üstünde bir dağ. Dağlara karşı bir dağ. Göller arasında hem kolay hem zor bir dağ. Eteklerinde yörüklerin çadır kurduğu, koyun ve keçilerini otlattığı, şırıl şırıl akan sularını içtiği dağ .

Dedegöl Tırmanışı

Zirve keyfi

Dedegöl Dağı’nın zirvesi, Melikler Yaylası’na yürüyüş mesafesi olarak 7 bin 250 metre uzaklıkta. Zirveye ulaştıktan sonra uzun uzun soluklandık. Dedegöl’ün kucağına bırakır verdik kendimizi. Bir süre dinlendikten sonra yemeklerimizi yedik.

Dedegöl Tırmanışı

Dağ Bilgini Dinazor Dağcı

Ömer FarukGülşen bir “Dağ Bilgini”, “Dağ Bilen”, üşenmeden, bıkmadan anlatan, giden, gezen, götüren ve tüm bunlardan mutlu olan ‘dinazor’ bir dağcı.

Öğreniyorduk,deneyim kazanıyorduk.Dağcılık bir eğlence değil,yaşam biçimi olduğu zaman davranışlara yansıyor her şey. Bir dağcı sadece dağa tırmanırken karda zorlanırken ya da zirveye çıktığı zaman dağcı olmaz. Dağcı yaşamın her alanında bir dağcı gibi davranmaya başlarsa, yani hayatın her alanın da dağcı değerleriyle yaşarsa, o zaman dağcı demektir. Her tırmanış, her kamp, her sohbet bizleri adım adım dağcılığa götürüyor, aşama aşama dağcılığı öğretiyordu.

Dedegöl Tırmanışı

Ve dönüş başladı

Sonra saat 12.00’de zirveden dönüş için hareket ettik. Dağlardan dönüşler bir başka zevkli oluyor. Dağlara tırmanırken oluşan heyecan, stres, yorgunluk, dönerken kendini tatlı bir yorgunluğa dönüştürüveriyor ve insan hafifleyiveriyor birden. Çıkış düzenimi bozmadan (bazı arkadaşlar izin alarak karlardan kaymaya gittiler) saat 14.45’te Melikler Yaylası’na döndük. Yeni dağlara gitmenin heyecanı vardı üzerimizde. TODOSK’lular olarak hem kamp alanında, hem de tırmanma ve geri dönüş anında birbirinden kopmayan uyumlu bir grup olarak hareket ettik. Çadırlarımızı topladık. Akşam yemeklerimizi kuru fasulye, pilav menüsü olarak yedikten sonra saat 18.30’da Eğirdir’e doğru  hareket ettik. Bir kamp daha sona ermişti. Dağlara gelmek ne kadar heyecan verici ise, dağlardan ayrılmakta o kadar hüzünlü oluyor. Doğayı tanımak, onunla olmak bambaşka bir duygu.

ALİ ÇETİN

 

 

 

Posted in Trekking Yazıları, YazılarComments (0)


Advert

Günü birlik veya kamplı, elinde fotoğraf makinesi, sırtında çantası olmanın verdiği hazla dolaşmaya MERHABA.

-
Her yer görülmeye değer anlayışı ve sevdasıyla yürümenin, tanımanın ve anlamanın tadına varabilmek amacıyla farklılıklar yaşıyoruz birlikte.

Yalnızca ülkemiz değil, gidilebilen her coğrafya içindir sözümüz.

Takvim

Haziran 2018
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eki    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930